Bayındır çiçek festivali



BAYINDIR ÇİÇEK FESTİVALİ


Ülkemizin çiçekçilik sektöründeki öncü ilçesi Bayındır’da bu yıl 16’ncısı düzenlenecek olan Uluslararası Bayındır Çiçek Festivali’nin hazırlıkları başladı. 26 Nisan‘da kapılarını açacak olan Festival’in ana teması ise Begonvil çiçeği.



Çiçekler Dört Gözle Festivali Bekliyor

Bayındır Belediye Başkanlığı’nın öncülüğünde gerçekleştirilecek olan festival için profesyonel ekipler titizlikle çalışmaları değerlendiriyor. Bu büyük organizasyona Bayındır Belediyesi ve Bayındır Kaymakamlığı’nın katkılarının yanında Başbakanlık Tanıtma Fonu, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile sektör temsilcileri koordinasyon halinde. Yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile iştirakleri olan İstanbul Ağaç A.Ş., İstanbul Beton A.Ş., Ankara Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden ANFA, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Bağcılar Belediyesi, Esenler Belediyesi, sektörel kurum, kuruluş ve özel şirketler festival ile alakalı işbirliği içinde hazırlıkları takip ediyor.


Çiçek Medeniyeti; Begonvilleriyle Festivale Hazırlanıyor

Çiçekçiler, kurulan stantlarda en güzel ürünlerini sergileyerek katılımcı ve ziyaretçilerle buluşmak amacıyla; sera ve bahçelerini elden geçirmeye başladı. İlçede ise festivalin yapılacağı güzergah ve etkinlik mekanlarının düzenlenmesi, ilçenin rengarenk ve mis kokulu çiçeklerle donatılması, tarihi mekan ve yerlerin elden geçirilme çalışmaları da sürüyor



Çeşitli renkleri bünyesinde barındıran Begonvil çiçeği ana temasında şekillenen 16’ıncı Uluslararası Bayındır Çiçek Festivali önceki yıllarda olduğu gibi bu yıla da çiçekleriyle Rengarenk Bir Damga vuracak. 2010 yılından itibaren uluslararası festivaller arasında giren ve ülkemizin en büyük sektörel organizasyonlarından olan Uluslararası Bayındır Çiçek Festivali yine sürpriz sanatçıları evinde ağırlayacak. 


Binlerce çiçeğin sergilendiği stantların arasında çeşitli etkinliklerin düzenleneceği festival; yaptığı kültürel faaliyetler, sektörel programların yanında ulusal ve uluslararası değerlerin de kaynaştığı, buluştuğu bir faaliyet olma özelliğini bu yıl da devam ettirecek. 


Her geçen yıl katılımcı ve ziyaretçi sayısını arttıran festival, geçen yıllardaki 700 bin ziyaretçi sayısını aşması bekleniyor. Sürpriz etkinlik ve şovlar ile Türkiye’nin büyük sanatçılarının konuk olacağı etkinlikler 26 Nisan saat 10.00’da ilçe merkezinde başlayacak ve 3 gün sürecek.























ORTANCA ÇİÇEĞİ (Hydrangea)







ORTANCA ÇİÇEĞİ
Hydrangea

Ortanca (Hydrangea) bitkisinin yetiştirilmesi, bakımı ve sulanması:

Çoğu dış mekanı süsleyen çiçekli bitki muhteşem çiçekleri ile ünlüdür




*Doğrudan güneş ışığı istemeyen bu bitki dolaylı ışıklardan da yararlanabilir.
*Çok fazla soğuk ve sıcak havada bırakma çiçeğin yapraklarına ve çiçeklerine fayda sağlamaz.
*Hava akımlarından kolay etkilenen ortanca bitkisi bu etkiden korunmalıdır.
*Kış aylarında ortancanın bulunduğu ortam 14-15 derecenin altına düşmemelidir.




Sulamada en önemli unsurlar;
-Kış aylarında bitki aşırı soğuktan korunarak susuz bırakılmamasına dikkat edilmelidir.
-Yaz aylarında ise bitkinin suya olan ihtiyacını tamamen gidermek için haftada en az iki kere sulanmalıdır.
-Su bitkinin her bölümüne ulaştırılmalıdır.
-Sulanmadan sonra bitkinin tabağında su kalmamasına çok dikkat edilmelidir.
-Bitkiyi sularken kullanılan kap her sulamada aynı ölçüde olmalıdır.
-Sulamalar aynı günde ve aynı miktarlarda su ile yapılmalıdır.
-Ortanca da çok büyük bir değişiklik görülmediği sürece sulanmada kullanılan kap, ölçü ve su miktarı değiştirilmemelidir.


-Bitkiye kış aylarında musluktan aldığımız soğuk çeşme suyunu vermemeliyiz. Verdiğimiz su oda sıcaklığında olmalıdır.

-Sık sık saksı değiştirmek, büyük olan saksılar ortancanın gelişmesine çok büyük engellerdir.


Ortanca (Hydrangea) Bitkisinin Çoğaltılması:

-Ortancanın çoğaltılması bitkinin köklerinden ayırma yöntemiyle olabilir.
-Bitkinin kökünden çıkarak üst kısımlara uzanan ince kısımlar bitkiye benzeyen yeni bitkiler oluşturur.
-Bu yeni bitkileri alıp başka saksılara dikerek yeni ortancaları oluşturabiliriz.
-Bu yöntem hem kolay hem de zahmetsizdir.




YASEMİN ÇİÇEĞİ (Jasminum nudiflorum)



YASEMİN ÇİÇEĞİ
Jasminum nudiflorum


Anavatanı yeryüzünün en yüksek noktası olan Himalayalardır. Değerli ve nazik olan herşeyin en iyi şekilde korunduğunu görüp bildikten sonra narin ve gizemli bir çiçek olan yasemin için buna şaşmamak gerekir.

Latince adı Jasminum nudiflorum olan yaseminin beyaz, mavi ve sarı renkte türleri vardır. Bahçe bitkisi olarak yetiştirilenlerden başka, ticari amaçla yetiştirilen beyaz yasemin türleri vardır. Özellikle Italya’da yasemin tarlalarından pekçok insan geçimini sağlamaktadır. Toplanıp işlenen yaseminlerden dünya parfüm piyasasında faydalanılır. Çiçekleri uçucu yağ taşımaktadır. Uçucu yağ, organik çözücü ve tüketme yolu ile elde edilmektedir. Uçucu yağın en önemli maddeleri ise benzil asetat, jasmon, linalol ve geraniol’dur. Yasemin, özünde “metil yasmonat” adlı bir bileşiği içermektedir.



Karmaşık bir kimyasal yapısı olan bu bileşik, günümüzde üretilen parfümlerin çoğunda kullanılır. Yine güzel kokusu nedeni ile tütsü yapımında kullanılır. Bundan başka bitkisel tedavide kullanılır. Ülkemizde de tüm baharatçılarda bulabileceğimiz, saflığın belirtisi bitkinin beyaz çiçeklerinden hazırlanan çay, gögüs ferahlatıcı ve sinirleri yatıştırıcı olarak kullanılmaktadır. Çiçek ayrıca romatizma, nikris ve mafsal ağrılarına iyi gelir. Ateş düşürücü olarak da kullanılabilir. Kabızlığı giderdiği bilinen faydalarındandır.

Bu güzel kokuyu sürekli duymak için yasemin yetiştirmek isteyenler mevcut iki yöntemden birini kullanabilirler:



1. Çelikle Üretim : Çelikle üretim Ekim ortasına kadar yapılabilmektedir. Bunun için yaklaşık 20 cm uzunlukta ve 0.5 cm kalınlıkta iyi olgunlaşmış, tek yıllık odunlaşmış çubuklar kullanılır. Ilkbaharda üretim Mart ortasına kadar yapılır ise de mümkünse daha öne almak iyidir. Ayrıca ilkbahar üretiminde daha ince çelik kullanmak mümkündür. Bu da köklenmenin daha çabuk olmasını sağlar. Çeliklerde iyi bir köklenmenin olması için aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekir.

- Üretim ortamı (kumlu-tınlı toprak karışımı) dezenfekte edilmeli, böylece sağlıklı çelikler elde edilebilir.
- Üretim ortamında sıcaklık mümkün olduğu kadar stabil olmalı ve 18oC’nin altına düşmemeli,
- Üretim ortamında rutubet oranı sabit tutulmalı, toprak kaymak tabakası bağlamamalı;
- Sulamaya özen gösterilmeli, şayet mümkün ise oransal nemi çok yükseltecek bir düzen kurulmalıdır (sisleme).
- Üretim ortamı iyi gölgelendirilmeli (% 50) ve rüzgardan korunmalıdır.
- Üretim ortamı kışın bir plastik örtü ile örtülerek hafif ısıtılmalıdır.


2. Daldırma ile Üretim : Olumsuz yönü; uygulanabilmesi için kuvvetli bir ana bitkinin bulunması ve büyük bir parçasının toprağa gömülmesinin zorunlu olmasıdır. Ancak bu yöntemde köklenme daha hızlı ve garantili olmaktadır.


Daldırma Ocak ayından Mayıs ayına kadar yapılabilmektedir. Ayrıca Ağustos-Eylül aylarında yapılabilir. Daldırmada ana bitkinin bulunduğu toprağın rutubetli tutulması gerekmektedir. Daldırmada henüz odunlaşmamış, uzun sürgünler kullanılır ve bunlar en az 5 cm derinliğe toprağa gömülür. Boğum yerlerindeki yaprakları kesmek gereklidir. Böylece köklenme hızlandırılmış olmaktadır. Iyi bir ana bitkiden 8-15 kadar daldırma çubuk elde edilebilir ve bunlar ortalama 2 ay içinde köklenirler.



LEYLAK ÇİÇEĞİ (Syringe vulgaris)




Leylak
Syringe vulgaris


Leylak, zeytingiller (Oleaceae) familyasından, 20'ye yakın türü bulunan, bahçe ve parkların süslenmesinde çok kullanılan soğuklara oldukça dayanıklı ağaççıkların ortak adı.
3-4 metre boylanabilir. Avrupa ve Asya'da yetişen salkım biçiminde güzel kokulu çiçekler açan leylak cinsi üyeleri, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilirler. 


Yaprakları parlak yeşil renkte, kenarları düz ve kalp şeklindedir. Bir yıllık dalları üzerinde bulunan çiçekleri bahçe süslemesinde kullanıldığı gibi kesme çiçekçiliktede kullanılır. Çeşitli melezlemelerle yalınkat veya katmerli, beyaz, pembe, kırmızı, açık ve koyu mor, ebruli, krem renginde çiçekler açan pek çok türü elde edilmiştir.




Ülkemizin her bölgesinde kendiliğinden yabani olarak yetiştiği gibi, kültüre edilerekde yetiştirilir. 3-10 m. büyüklüğündedir. Baharın müjdecisi olarak bilinir. Baharda mor ve beyaz renkde, toplu ve salkım halinde çiçekler açar. Çiçeğini acı tadı vardır. Yaprakları oval ve uçları sivridir. Çok yıllık ağaçtır. Kendine has kokusu vardır.







HANIMELİ ÇİÇEĞİ (LONİCERA)




HANIMELİ ÇİÇEĞİ
LONİCERA



Kuzey yarım kürede geniş bir alanda doğal olarak yaşarlar ve yaklaşık 200 türü vardır. Genellikle yazın yeşil, bazı türleri ise her dem yeşildir.

Sarılıcı ve çalı formunda olabilirler. Birçok türün çiçekleri çok güzel kokuludur.



Hanımeli ( Lonicera ) Bitkisinin Üretimi
Üretim yöntemlerinde çalı formunda olanlar ve sarmaşık durumunda olanlar arasında farklılıklar vardır.
Çalı formunda olanlar çelikle üretilir. Ekim ayında 20–25 cm uzunluğunda hazırlanan çelikler soğuk yastıklarda köklendirilirler. Eğer çelikler kasım veya daha sonra hazırlanırsa direkt olarak açık araziye dikilebilirler. Soğuk yastıklarda köklenen çelikler ilkbaharda sökülerek 15x15 cm aralılarla geliştirme yastıklarına dikilirler.


Diğer bir yöntem ise haziran-temmuz aylarında o yılki sürgünlerden hazırlanan 10 cm uzunluğundaki çeliklerin alçak tünellere veya soğuk yastıklara dikilmesidir. Sonbaharda köklenen çelikler sökülerek açık araziye dikilirler ve 1 yıl burada geliştirilirler. Sarmaşık formundaki bitkilerde çelikle üretilir. Ancak alınma zamanlarında ve uygulama şekillerinde farklılıklar vardır. Haziran ayında kuvvetli gelişen sürgünlerden tek gözlü olarak çelikler hazırlanır. Hazırlanan bu çelikler % 8’lik toz IBA ile muamele edilerek alçak tünellere dikilirler. Sonbaharda % 60–75 oranında köklenme elde edilir. Köklenen çelikler 8’lik saksı veya poşetlere dikilerek kışı geçirmek üzere soğuk seralara alınırlar.


Bu şartlarda gelişme erken başlar ve nisan sonunda bitkiler 50 cm boya gelir. Tünelde köklenme soğuk yastık veya plastiğe göre daha avantajlıdır. Burada çelikler sonbahar sonu, kış başına kadar tutulurlar. Soğuk seralarda yer bulunmadığı durumlarda çelikler ilkbahara kadar tünellerde muhafaza edilebilirler. İlkbaharda ise saksılara alınarak gelişmelerine devam ederler.

Sarmaşık hanımelleri bundan başka ekim ayında hazırlanan çelikler ile de üretilirler.
Çelikler 10–15 cm uzunluğunda o yılki sürgünlerden alınır. Alınan bu çelikler % 8’lik toz IBA ile muamele edilerek soğuk yastıklardaki karışımlara dikilirler. Bu karışım 2 kısım peat + 1 kısım kumdan oluşur. Köklenen çelikler ilkbaharda sökülür ve 8’lik saksılara dikilerek dışarıya alınırlar.


Hanımeli ( Lonicera ) Bitkisinin Ekolojik İstekleri
Toprak istekleri yönünden seçici değildirler. Fakat nemli toprakları daha çok severler. Çalı formunda olanlar güneşli alanlarda, sarılıcı olanlar ise gölgeli ortamlarda iyi gelişir.

Hanımeli ( Lonicera ) Bitkisinin Peyzajda Kullanımı
Pergola ve duvarların örtülmesinde ve bezenmesinde kullanılır. Kent koşullarına da dayanıklıdır. Çiçeklerinin güzel kokusu bakımından süs değeri fazladır.


Köklerin gölgede, diğer kısımların güneşte olması istenir. Yer değişikliğine dayanıklıdır.

Hanımeli ( Lonicera ) Bitkisinin Önemli Türleri
Lonicera periclymenum (orman hanımeli): Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika’da doğal olarak yaşar. Kuvvetli büyüyen, yazın yeşil, sarmaşık formundaki bitkilerdir. 3-6 m yüksekliğe kadar tırmanabilir. Genç dalları tüylü ve çıplak, yaprakları elips biçimindedir. Üst yüzeyi koyu yeşil, 4-6 cm uzunluğundadır. Çiçekleri saplı, bileşik salkım durumunda, krem beyaz renkli ve çok güzel kokuludur. Haziran-ağustos aylarında çiçek açarlar.


Toprak isteği bakımından kanaatkârdır. Asidik, besince zengin, humuslu, kumlu killi, iyi drenajlı ve serince topraklarda iyi gelişir. Ilıman ve rutubetli koşullarda iyi yetişir. Genç bitkiler kuraklığa dayanıklıdır. Yaz sonu yarı olgun odun çelikleri ile camekânlarda, kasım ayında odun çelikleri ile serada ve sonbaharda daldırma ile üretilir. Çimlenme engelinden dolayı tohumla üretim tavsiye edilmez.


Lonicera x tellmanniana (sarı hanımeli): Yazın yeşil yaprakları 10 cm uzunluğunda, eliptik-ovalimsi biçimlidir. Yaprakların üst yüzeyi önce zeytin yeşili ve daha sonra koyu yeşil, alt yüzü beyazımsı renklidir. Erken süren sürgünleri sarı esmer renklidir. Çiçekler mayıs-temmuz aylarında açar. Çiçek renkleri koyu portakal sarısı, 4–5 cm uzunluğunda, uzun ve çiçek kuruluşu kepçemsi durumludur. Orta hızda büyür. Maksimum 5–6 m boy yapar.
Rutubetli, hafif ıslak, iyi drenajlı ve humuslu topraklarda iyi gelişim gösterir. Ilıman iklim koşullarında iyi gelişir.

Antroyum ( Anthurium ) Flamingo çiçeği





Antroyum
Flamingo çiçeği


Anavatanı orta ve güney amerikanın yağmur ormanları olan tropikal iklim bitkisidir. Yaprak şeklinin ve çiçeğinin flamingoyu andırmasından dolayı flamingo çiçeği olarakta anılmaktadır. Yıl boyu çiçek açan antoryum uzun ömürlü bir bitkidir. Yaprakları sanki özel olarak cilalanmış gibi durur. 800'e yakın türü olmasına rağmen ülkemizde bilinen türü Anthurium andraeanum' dur. Ticari satışta genellikle kırmızı çiçeklisi tercih edilirken pembe, yeşil ve beyaz renk tonları da mevcuttur. Hollanda ve Amerika,da geliştirilen hibrit türler olumsuz koşullara daha dayanıklı olmasına karşın tropical türler de gerekli bakım yapıldığında evde veya ofiste kolaylıkla yetiştirilebilir.


Sıcaklık ve iklimlendirme
Doğal yaşam koşulları tropikal iklim şartları gerektirdiğinden en başta yüksek
sıcaklık ve nem ihtiyacı vardır. Yıl boyu belli sıcaklık aralığında tutulan ev veya ofislerde doğal olarak yetişebilir. En iyi yetişme sıcaklığı gece 17-18 C derece, gündüz 27-28 C derecedir. Diğer bir ifadeyle; insanların rahat edebileceği sıcaklıklar bu bitki içinde geçerlidir. Yüksek nem ihtiyacı yapraklarına spreyle su püskürtülerek giderilir. Bazı profesyonel yetiştiriciler nem ihtiyacını karşılamak ve mikro klima oluşturmak için saksı altlığına bir miktar çakıl koyup içini suyla doldurduktan sonra, saksıyı çakılların üzerine oturtarak bitkinin yüksek nem ihtiyacını karşılamaya çalışıyor. Bunu yaparken dikkat edilmesi gereken konu saksı altının suyla temas etmemesidir. Suyla temes ederse uzun süre su içerisinde kalan kökler havasız kalır ve zararlı çürükçül bakteriler üreyerek bitkiyi öldürür.


Işık
Işık ihtiyacı afrika menekşeleriyle benzer özellik gösterir. Çok parlak ışıklar yaprakların yanmasına neden olur bu yüzden filtreli ışık sağlanmaldır. Günlük 3-4 saatlik sabah güneşini doğrudan alabilir bunun dışında doğrudan güneş ışığından korunmalıdır. Gün boyu güneş alan yerlerde perde arkasında tutulmalıdır. Zayıf ışık alan oda diplerinde, koridorlarda gelişimi durur. Ülkemizde bazı bölgelerin alt-tropik iklim özellği göstermesinden dolayı bu bölgelerde belli dönemlerde dış ortamlara taşınabilir. Bu gibi durumlarda rüzgar almayan, gölge alanlar veya ağaç altlarına yerleştirilmelidir.


Toprak
Genelde satın alınan antoryum bitkileri torf içinde gelir ve sık sulama sonucu bitkiler ölür. Bunun önüne geçmek için saksı toprağı değiştirilmelidir. Antoryum toprağının yüksek drenaj özelliği olmalıdır. Eğer toprak her sulandığında çamurlaşırsa bitki ölür. Aslında bitki köklerinin tamamen suda kalması bitkiyi öldürmez tabiatta bazı antoryumların bir kısım kökleri tamamen sudadır. Buradaki problem köklerin havasız kalması ve çürükçül bakterilerin üreyip bitkiyi öldürmesidir. Antoryum doğal koşullarda tropik yağmur ormanlarında ağaç altlarında veya kaya üstlerinde yetişir. Havai kökleri yardımıyla havanın nemini alır ve bu yolla beslenir. Köklerin yüksek oksijen isteği ve yüksek nem ihtiyacı simüle edilerek toprak karışımları hazırlanmıştır. Bazı profesyonel yetiştiricilerin önerdiği saksı harcı %30 oranında bio- kompost, %40 oranında orkide toprağı, %20 torf ve %10 perlitten oluşmaktadır ancak Tübitak destekli yapılan bir araştırmada yalnızca pomza (volkanik tüf) içerisinde sağlıklı antoryumların yetiştirilebileceği kanıtlanmıştır. Bu malzemelerin bulunmaması durumunda toprak karışımı olarak 1:1:1 oranlarında ağaç kabuğu kompostu, perlit ve torf karışımı kullanılabilir. Havalanmayı artırmak amacıyla ince kıyılmış odun kömürü eklenir. Eğer ağaç kabuğu kompostu bulamazsanız 1:1 torf- perlit karışımı kullanabilirsiniz. Toprak karışımı hazırlarken toprak tarifine harfiyen uyulmasına gerek yoktur ancak gerekli koşullara bağlı kalınması bitki sağlığı için önemlidir.


Sulama
Doğru bakım için yapmanız gereken bir numaralı şey sulamadır. Antoryumlar son derece dayanıklı bitkiler olmasına karşın düzenli aralıklarla sulanmalıdır. Sık sulama yapılmalı ancak toprağın çamurlaşmasına müsade edilmemelidir. Toprak içerisindeki hava boşlukları bitkinin akciğerleri gibidir, sulama yapıldığında hava boşluklarıyla su yer değiştirmektedir. Eğer toprak yüzeyi tamamen kurursa geçirimsiz bir hal alacak su çekildiğinde yeniden hava girişine müsade etmeyecektir. Bu yüzden toprak yüzeyi hafif nemli olmalı tamamen kurumasına izin verilmemelidir. Sulamadan sonra saksı altlığında su birikirse, biriken su dökülmelidir. Eğer saksı altında drenaj deliği bulunmuyorsa dikimden önce saksı dibine iki- üç parmak yüksekliğinde iri dişli dere kumu veya kaya parçaları yerleştirilmelidir. Sulama suyu oda sıcaklığında ve dinlendirilmiş su olmalıdır.


Gübreleme
Yağmur ormanlarında antoryumlar elinde spreyle gezen biri olmadığından besin ihityaçlarını doğal yollarla karşılarlar. Afrikadan esen büyük toz fırtınaları bitkiler için yarayışlı birçok mineral taşır. Antoryumlar yağmurun indirdiği bu besinleri uzun kökleriyle alarak beslenirler. Çürümüş yaprak ve agaç kabukları bir diğer beslenme kaynağını oluşturur. Antoryumların doğal beslenmesinden de anlaşıldığı üzere çok düşük oranlarda beslenmelidir. Yüksek ışık yoğunluğunun olduğu yaz ayların azotça zengin gübrelerle, ışık yoğunluğunun düştüğü kış aylarında dengeli gübrelerle gübrelenmelidir. Örneğin orkideler için kullanılan sıvı gübreler antoryum için kullanılacak olursa üzerinde yazan gübreleme reçetesinin 1/2, 1/3 oranında gübreyle gübrelenmelidir. Antoryum için herzaman az gübre, çok gübreden daha iyidir, gübreleme haftada bir ancak az dozda yapılmalıdır. Haftalık gübrelemenin yanında ayda bir dolomit ( Kalsiyum nitrat ) gübrelemesi 5 litre suya 1 yemek kaşığı olacak şekilde yapılırsa diğer tropikal bitkiler gibi antoryumuda mutlu edecektir.


Çoğaltım
Tohumla çoğaltım, doku kültürüyle çoğaltım gibi metodlar kullanılsada en kolay saksı değiştirme esnasında köklerin ayrılmasıyla veya gövdeden yapraklı çelikler alınmasıyla çoğaltımıdır.

BEGONVİL (Gelin Duvağı, Rodos Sarmaşığı)




BEGONVİL (Gelin Duvağı, Rodos Sarmaşığı)
BOUGAINVILLEA SPECIES



Fiziksel Özellikleri: Anavatanı Brezilya olan bu bitki ülkemizde Akdeniz bölgesinin yazlık evlerinin vazgeçilmez bir bitkisidir. Begonvil’in rengi aslında “bract” denilen rengini değiştirme kabiliyetine sahip bir grup yaprak tarafından verilmektedir. Yani aslında renkli görünen parçalar çiçek değil, kendi rengini değiştiren bir grup yapraktır. Braktelerin altında küçük sarı renkte görülen asıl çiçekler kokusuzdur.







Yapraklar 3-4 cm veya türe göre biraz daha büyük olabilir. Yaprak kenarları düz olup, kış soğuklarında yaprak uçlarında bronzlaşma görülür. Begonviller sarılıcı bitkilerdir bu halleriyle binaların ya da peyzaj elemanlarının boyu uzunluğunca büyüyebilirler.
B.spectabilis mor renkli olan türdür, brakteleri en büyük türlerden biridir. ‘jamaica white” beyaz renklidir, soğuğa en dayanıksız olan türdendir. “rainbow gold’ ise kırmızı renklidir ve spectabilise göre daha seyrek bir yapısı vardır.


Yetişme istekleri:
Işık: Güneşli aydınlık fakat rüzgardan korunaklı yerlere dikilmeli, kurak yerlerde ise yarı gölge yerler tercih edilmelidir. Gerektiğinde dallar bağlanarak ağacın gelişimi kontrol altında tutulmalıdır.

Su: Dona ve kuraklığa karşı çok hassas olan begonviller, yaz aylarında özellikle çok daha fazla su istemelerine rağmen çiçeklenme zamanında az su verilmesi uygun olur. Büyümelerini tamamladıktan sonra su istekleri minimumdur. Kış aylarında derinden budanırlarsa muhtemel don tehlikesine karşı önlem alınmış olabilir.



























Toprak: Çok fazla toprak seçiciliği olmamakla birlikte iyi drenajlı bahçe topraklarında iyi gelişir.

Üretim: Anaç bitkilerden alınan çeliklerin köklendirilmesi ile çoğaltılmaktadır. Özellikle yan sürgünlerden alınan ve ökçeli tipte hazırlanan çelikler daha iyi köklenmektedirler.

Peyzaj Mimarlığında Kullanımı: Begonvil gölgeleme elemanlarının, istinat duvarlarının, boş görüntülü bina cephelerinin, çok geniş olan yükseltilmiş çiçek kasalarının hızlı bir şekilde bitki örtüsü tarafından kapatılması istenildiğinde düşünülecek bir bitkidir. Dikildiği peyzaja deniz kıyısında tropik bir yerde olunduğu izlenimi verir. Çok gösterişli rengi uzun dönemler boyu devam ettiğinden, çiçekleri olmayan türlerin dominant olduğu peyzajlarda mekana renk katar.


Tırmanıcı ve sarkıcı özelliğe sahip olan bitki aynı zamanda yayılıcıdır. Kıyı bölgelerinde eğimli alanların kapatılmasında kullanılabilir. Uzaktan bakıldığında böyle kullanımı ile mekanı daha da belirleyici, göz alıcı bir hale getirir. Çok büyük mekanlar begonvil yayılıcı formda bırakılırsa çok çabuk şekilde ve göz alıcı bir renkte doldurulabilir.


















Bitkinin dalları ile aynı renkte olan dikenleri onun yaya sirkülasyonunun çok olduğu yerlere yakın kullanılmamasını gerektirir. Begonvil palmiye türü hem tropik görüntülerin bir elementi olan hem de su kullanımı açısından kendisine uyumlu bitkilerin uzun ve ince gövdelerinin yaratacağı boşluk ve monotonluğu azaltıp, onların altında destekleyici ve çerçeveleyici bitki olarak son derece etkili bir işleve sahip olabilir.

Dezavantajları: Begonvil sürekli olarak eski yaprakları dökerek kendini yeniler, bu temizlik problemi yaratabilir. Özellikle gölgeleme elemanlarının üzerinde kullanıldığında altında bulunan bitkilerin begonvil’in dökülen yapraklarını kolayca temizlemeye izin verici nitelikte olması akılda bulundurulmalıdır. Dikenler yaralayıcı olabilir. Karasal iklimli yerlerde kışın dona karşı çok hassastır.